Menu

Diş Dolguları

Çürük nedeni ile madde kaybına uğramış dişlerin, çürük temizlendikten sonra çeşitli materyaller ile doldurularak, dişin işlevlerini yerine getirmesini sağlamak amacı ile yapılan tedavidir.

Diş dolgusu işlemi öncesinde hekim gerek görürse lokal anestezi uygulanır. Çok düşük oranda da olsa kullanılan materyale karşı hastada reaksiyon gelişebilir. Tedavi sırasında yumuşak dokuda zedelenme olabilir. Yapılan işlem sonrasında çocuğunuzda herhangi bir rahatsızlık olursa (şiddetli ağrı, gıda birikimi, sivri veya pürüzlü kalan alan, yükseklik vb.) hekiminize bildiriniz.

Girişim sonrası ağrı veya hassasiyet ortaya çıkabilir ve bir süre devam edebilir. Tedavi bittikten sonra hekimin önerilerine uymanız tedavinin başarısını arttıracaktır. Yapılan dolguların başarısı dişin yapısına, ağız bakımı ve beslenme alışkanlıklarına bağlı olarak değişebilir. Dişlerdeki harabiyete göre hekiminiz size aşağıda anlatılacak olan tedavi ve dolgu seçeneklerinden birini önerecektir.

Amalgam dolgular: Amalgam dolgular gümüş, bakır, civa ve kalay karışımından oluşur. 100 yılı aşkın süredir dişhekimliğinde kullanılmaktadır. Fiziksel özelikleri nedeni ile ısırma kuvvetlerine dayanıklıdır. Metalik içeriği nedeni ile diş rengine uyum göstermez. Zaman içerisinde kararma görülebilir.

Amalgam dolgu yapılmasını takiben 2 saat bir şey yememek ve içmemek gereklidir, aksi takdirde dolguda kırılma veya çatlaklar meydana gelebilir, sert bir cisim ısırma sonrası düşebilir ya da kırılabilir. Daimi dişlere yapılan amalgam dolgunun 24 saat sonra parlatma işleminin yapılması gerekmektedir. Kontrole çağrıldığınız ve gelmediğinizde oluşabilecek komplikasyonların sorumluluğu size aittir. Amalgam dolgunun ömrü ortalama 7 yıldır. Size önerilen ağız bakımı uygulanmadığında dolgu kenarında tekrar çürük oluşabilir. Bu durumdan hekiminiz sorumlu değildir.

Diş renginde dolgular: Çürük nedeni ile madde kaybına uğramış ön ve arka dişlerde estetik amaçlı olarak kullanılır. Özel olarak geliştirilmiş ara bağlayıcı maddeler ile diş dokularına tutunmaları sağlanır. Asit uygulama aşamasında çok nadir de olsa yanma meydana gelebilir. Amalgam dolgular kadar ısırma kuvvetlerine dayanıklı değillerdir. Diş renginde olsalar da her zaman  renkleri  dişin  doğal  rengi  ile  birebir  uyum  sağlamayabilir.  Bu  dolguların  ömürleri ortalama olarak 4-6 yıldır.

Sigara, çay, boyayıcı maddeler/gıdalar ile renk değişikliğine uğrayabilirler. Girişim sonrası ağrı veya hassasiyet ortaya çıkabilir ve bir süre devam edebilir. İyi ağız bakımı yapılmadığında dolgu kenarlarından çürümeler olabilir. Bu durumdan hekiminiz sorumlu değildir.

Paslanmaz çelik kuron: İleri derecede madde kaybı olan dişlerde ve pulpa tedavisi (amputasyon, kanal tedavisi) görmüş dişlerde uygulanan hazır metal kuronlardır. Çocuğunuzun dişine göre uyarlandıktan sonra siman adı verilen ara bir madde ile dişe yapışması sağlanır. Metal renginde olduğundan estetik değildir.

Diş Beyazlatma: Doğuştan veya sonradan diş rengi koyulaşan veya diş renginden memnun olmayan hastalara uygulanır. Tedavi sırasında uygulanan işlemler birkaç seans devam edebilir, ancak istenilen başarı her zaman elde edilemeyebilir. Bazen tamamen başarılı olunmayabilir, birkaç sene sonra dişlerin eski rengine dönebilir veya kısa süreli tekrar uygulamalar gerekebilir. Tedavi sırasında kullanılan maddeye bağlı olarak alerji, ağız yumuşak dokularında yanma, beyazlama görülebilir ve hassasiyet olabilir. İşlem sonrası hekiminizin önerdiği süreyle renklendirici herhangi bir besin alınmaması gerekir. Dişin canlılığını yitirmesine bağlı olarak meydana gelen renk değişikliklerini gidermek için farklı bir diş beyazlatma yöntemi uygulanır. Bu işlemde kullanılan maddeye bağlı olarak diş köklerinde erime meydana gelebilir.

Kuafaj: Dişin çürük ve zayıflamış kısımlarının uzaklaştırılmasının ardından, kalan diş dokusunun durumuna göre kuafaj uygulanabilir (bazı durumlarda dişe geçici olarak özel bir dolgu maddesi yerleştirilir ve daimi dolgusu 3 hafta- 6 ay içinde veya sonrasında yapılabilir). Eğer bu süre zarfında  dişte  ağrı  meydana  gelirse  dişe  kanal  tedavisi  yapılabilir.  Kanal  tedavili  dişlerin restorasyonu her zaman başarılı olmayabilir ve çekilmesi gerekebilir.

Amputasyon : Süt ve genç daimi dişlerdeki çürüğün derin olması durumunda pulpa dokusu da (dişin iç kısmında damar ve sinir içeren doku) olumsuz etkilenebilir. Amputasyon, dişin pulpa dokusunun özel aletlerle uzaklaştırılıp dişin geri kalan kısmının sağlıklı bir şekilde kalmasını amaçlayan tedavi şeklidir.

Kullanılan materyaller diş ve çevre dokulara en az zarar verecek şekilde geliştirilmiştir. Ancak her ilaç gibi yan etkileri oluşabilir. Diş tedavilerinin hepsinde olduğu gibi bu tedavide de her zaman başarı beklenemez.

Amputasyon tedavisinde çocuğun hikâyesi, dişin fizyolojik özellikleri başarıyı etkiler.

Amputasyon tedavisi sonrasında kanal tedavisine ya da dişin çekimine karar verilebilir. Amputasyon tedavisine çürük dişin tedavisi yapılırken karar verildiğinden ilk muayenede size bilgi  verilmeyebilir.  Ancak  uygulama  sırasında  size  bilgi  verilecektir.  Amputasyon  tedavisi sonrasında dişin çekimine karar verildiğinde ilk yapılan tedavi planı değişebilir. Bu durumda ortaya çıkan mali yükten hekiminiz sorumlu değildir.

Kanal Tedavisi: Kanal tedavisi, diş kaybını önlemek amacıyla, dişin kök kısmında yer alan dokular ile ilişkili tedavidir. Yüksek başarı oranlarına rağmen (%90 üzeri), diğer tıp uygulamalarında olduğu gibi, kanal tedavisinin sonuçları için de garanti vermek mümkün değildir.

Kanal tedavisi, gelecekte oluşacak diş çürümesi, diş kırıkları veya dişeti hastalıklarını önlemez. Bazı durumlarda kanal tedavisinin tekrarı, tedavi edilen dişe cerrahi müdahale veya çekim ger- ekebilir. Kanal tedavisinin yapılması için ilgili dişin lokal anestezik maddelerle uyuşturulması gerekir. Kök içine ulaşmak amacıyla diş üzerinde bir giriş yolu oluşturulduktan sonra kullanılan hassas aletler yardımıyla kökün içi temizlenir. Kanalların enfekte dokulardan temizlenmesi için bazı ilaçlar kullanılır. Daimi restorasyondan önce, kök dolgusu ile kanallar tıkanır.

Tedavi, tek seferde bitebileceği gibi, dişin durumuna bağlı olarak, birkaç hafta boyunca farklı seanslar şeklinde de uygulanabilir. Kök ucu açık olan daimi dişlerde, kanal tedavisi uzun süre- bilir. Bu durumlarda, kök ucu kapanana kadar kanallar özel dolgu maddeleri ile belirli zaman aralıklarında doldurulur.

Hasta tarafından tedavinin aksatılması, tedavinin uzamasına, şikâyetlerin devam etmesine ve başarı oranının düşmesine neden olabilir. Kanal tedavisi etkin ve güvenilir bir tedavidir. Bunun yanında akılda tutulması gereken noktalar aşağıda belirtilmiştir:

  1. Kanal tedavisi diş çekiminden önceki son seçenektir. Yüksek başarı oranına rağmen, her vakanın başarılı olacağı garanti
  2. Tedavi sırasında veya sonrasında dişlerin çekilmesi gerekebilir. Tedavi sırasında kullanılan hassas aletler dişin içinde kırılabilir. Diş kanallarının aranması sırasında dişin gövde ve kök kısmında harabiyet (perforasyonlar) meydana
  3. Gerekli görülmesi durumunda cerrahi girişim, apse drenajı yapılabilir. Diğer bölümlerle ortak tedaviler yürütülebilir.
  4. İşlemlerden sonra bazen ağrı oluşabilir bu durum birkaç gün sürebilir.
  5. Kimi zaman enfeksiyon, apse, trismus gelişebilir.
  6. Kanal tedavisinin kaç seansta tamamlanacağı dişteki hastalığın durumuna bağlıdır. Seanslar arasında veya tedavi bitiminden sonra dişte hassasiyet görülebilir.
  7. Tedavinin belli aşamalarında röntgen çekilebilir. Hamilelik durumunda röntgen çekilirken çocuğunuzun yanında durmamanız ve hekiminize bilgi vermeniz
  8. Gerekli görülürse, ağrı kesici, antibiyotik gibi ilaçlar reçete edilebilir. Tedavi esnasında dezen- fektan ilaçlar kullanılabilir.
  9. Tedavi aşamalarında lokal anestezi yapılabilir.

Yandaki formdan randevunuzu hızlıca oluşturabilirsiniz

Adres

Keklik Pınarı Mahallesi Dikmen Caddesi 435/10 Çankaya / ANKARA

Telefon

0312 476 77 74

info@dentavend.com